© 2017 by Vira Demir Boutique Hotel

Hikayemiz

Bizim tekneyle hikayemiz uzun yıllar öncesine dayanır.

 

Öncelikle şunu belirtmekte fayda var, rahmetli babamız Demir Bey, outdoor aktivitelere tutkuyla bağlıydı. Kardeşimle birlikte çocukluğumuz karavan tatillerinin heyecanıyla geçerdi. Türkiye’nin sahil kesimi, Avrupa’nın camping bölgeleri yaz tatillerimizin unutulmaz anıları arasındadır. İşte o yıllarda tekne tatilleri de babamın yeni merakı olarak hayatımıza girdi. Önceleri yakın aile dostlarımızla kiraladığımız gulet tipi tekneler yaz tatilimizi renklendirirdi. 

Zaman geçtikçe babamız bu işe biraz daha merak saldı ve kendi teknemizi yaptırdı. Teknenin adını tartışmaya bile açamadık, çünkü babam annemizin ismini koyuvermişti bile. İşte Dilek teknesi hayatımıza bu şekilde girdi. Ve yaz tatillerimizin unutulmaz anılarını süsledi. Marmaris’in güzel köylerinden Selimiye’de hayat bulan Vira Demir Boutique Hotel’in üzerinde bulunduğu arazi de bir tekne turu sırasında keşfedilmiş ve şu anda devam eden otelcilik hayatımızın ilk adımları bu sayede atılmış oldu.

 

Hayatımızdaki tekne tutkumuzu şekillendiren en önemli adım ise babamızın kardeşime karne hediyesi olarak aldığı küçük sandalımızdır. 3 metre boyunda ve 6hp motoru olan küçük fiber sandalımız uzun yıllar kardeşimle benim Tekirdağ'daki yaz tatillerimizin vazgeçilmez eğlencesiydi. İsim vermek konusunda anlaşamadığımız :) küçük sandalımız hala ailemizin önemli bir parçasıdır. Bir yıl öncesine kadar bizim ve misafirlerimizin çevre koyları gezdiğimiz, balık tuttuğumuz, arkadaşlarımızın çocuklarıyla küçük turlar yaptığımız emektar sandalımız şimdilerde iskelemizde istirahat ediyor diyebiliriz.

 

Kardeşimle çocukluğumuza dayanan deniz tutkusunun ilk adımı Vira Demir Hotel’i hayata geçirerek yaptık. İkinci adımın da ise yeniden tekneyi hayatımıza soktuk. Babamızın vefatından sonra yelkenli teknelerle ilgilenmeye başladık. Yaz tatillerimizin birer haftasını arkadaşlarımızla birlikte kiraladığımız teknelerle geçirmek bir süre sonra yetmemeye başladı ve şartlarımızı zorlayarak kendi teknemizi almak için yola çıktık. 4 yıl süren araştırmalardan sonra kendimize uygun aynı zamanda otel misafirlerimizin de kullanımına açık olan Funda teknesini almaya karar verdik. İlk yıl tekne ile birbirimize alışma yılı oldu. Şimdi ise ailemizin kullanımına ilave olarak otel misafirlerimizin de kullanımına açtık. Böylece bu keyfi daha kalabalık kitlelerle buluşturabileceğimizi düşünüyoruz.

Denizde vakit geçirmek bizim için her zaman ilgi çekici olmuştu. Ama yelkenli ile yaşanan deneyimi tattıktan sonra bu tadın yerini başka bir şey doldurmaz gibi hissediyor insan. Rüzgarı hissetmek, motoru susturup rüzgarın gücüyle yan yatan teknenin sessizliğine kendinizi bırakmak, dalgalara kafa tutmak, demirledikten sonra bir kadeh şarap eşliğinde kendinizi akşamın serinliğine bırakmak... Yelkenli tekne herkese farklı şeyler hissettirebilir. Ama bir kez keyif alan herkes için vazgeçilmez olur.

Tufan Tiryakioğlu